II. MEŞRUTİYET
I. Meşrutiyet'in kaldırılmasından sonra II. Abdülhamit içte ve dışta meydana gelen olumsuz gelişmelerin de etkisiyle, katı bir yönetim sergilemeye başlamıştı. Meşrutiyet taraftarları da buna karşılık muhalefetlerinin dozunu artırmışlardı.

Genç Türkler veya Jön Türkler adı verilen ve yurt dışında ve içinde faaliyet gösteren meşrutiyet taraftarları, İstanbul'da İttihat-ı Osmanî Derneği'ni kurmuşlar ve bu dernek 1894-95'de İttihat ve Terakki Cemiyeti adını almıştı.

Selanik'te Enver ve Niyazi Paşalar gibi subayların da katılmasıyla güçlenen İttihatçılar, Osmanlı Devleti'ni ancak Kanun-ı Esasi'nin yeniden kabulünün kurtarabileceğini düşünüyorlardı. Kolağası Niyazi Bey ve ona katılan Enver Bey'in Resne'de isyan ederek dağa çıkmaları ve Rumeli'de halk tarafından büyük bir destek bulmaları üzerine II. Abdülhamit anayasayı yürürlüğe koyarak II.Meşrutiyet'i ilân etti (23 Temmuz 1908). 17 Aralık 1908'de meclis yeniden açıldı. Yapılan seçimlerde İttihat ve Terakki Fırkası büyük bir başarı sağlamıştı.

I. ve II. Meşrutiyet ile anayasal ve parlâmenter bir rejime geçilmiştir. Prusya ve Belçika anayasaları incelenerek hazırlanan Kanun-ı Esasi ile seçimler yapılmış Meclis-i Mebusan ve Ayan Meclisi oluşturulmuştur. Meclis-i Mebusan'ın kanun hazırlama yetkisinin karşısında, Heyet-i Vükelâ sultana karşı sorumlu tutulmuştur. 1876 Anayasası ufak düzenlemelerle 1908'de de yürürlükte kalmıştır.