Bir Ramazan akşamı cami imamının kapısını çalmış gençler.
— Hocam, demişler. Teravihe gelmek istiyoruz ama yatsıdan biraz sonra dünya kupası maçı var. Yetişebilir miyiz?
İmam gençleri kaçırmak istememiş.
— Tabiî ki yetişirsiniz çocuklar, ezan okununca camiye gelin, cevabını vermiş.
Yatsı ezanı okunmuş, gençler camiye koşmuş. İmam yatsıyı normal bir şekilde kıldırmış, ama sıra teravihe gelince bir koşturmaca başlamış. Öyle ki, gençler ikinci secdeden kalkarken yaşlılar birinciyi ancak yetiştiriyor. Herkes kan ter içinde kalmış.
Namaz biter bitmez, teravih kılmanın iç huzuruyla coşan gençler, “huşu içinde” maç izlemeye koşmuşlar. Cemaat dağılırken yaşlı bir amca imamın önünü kesmiş.
— Hocam, demiş. Ben bu namazdan bir şey anlamadım. O kadar hızlı kıldırdınız ki, secdede bir sübhane rabbiyel âlâ ancak diyebildim.
Genç imam gülmüş.
— Sen ona şükret amca. VALLAHi ben onu da diyemedim.)



LinkBack URL
About LinkBacks




Alıntı