Ne zormuş meğer büyümek…
Ne zormuş adam gibi sevmek…
Her şey yalanken, doğru kalabilmek…
Duvarlarını yıkabilmene rağmen, senin için bir taşın oynatılmamasını görmek...
Küçükken istediğini dile getirmen bile yeterken
Büyüdüğünde ağlasan da istediğini elde edememek…
Herkesin yüzündeki sahte tebessümleri görmek,
Ve her şey normalmiş gibi davranabilmek…
Ne de kolaymış sahteleşmek.
İşte büyümek böyle bi şey!
Aslında büyümekten vazgeçmek istiyorum artık…
Çocukluğumda hayal ettiğim gibi bir şey değilmiş…
Ve çocukluğumda anlatılan her şey de yalanmış zaten...
Artık daha iyi anlıyorum bazı şeyleri;
Mesela birinin seni duyması için bağırmana gerek yokmuş
Bazen bağırdığım halde susuyormuşum gibi davranıldığı oldu.
Demek ki büyüyünce herkes duymak istediğini duyuyormuş.
O halde büyüklerin tebessümleri gibi söyledikleri de sahteymiş.
Her şey ne kadar da ağır geliyor bir süre sonra,
Halbuki daha yirmili yaşlarındasındır…
Yolun yarısı bile etmez.
Bi ben mi hayattan böylesine vazgeçmişim diye düşünürsün.
Ya da herkes sahteleşmeyi bu kadar kolay ve normal mi sanıyor?
Ben her şeye, herkese inat sahteleşmekten kendimi men ediyorum.
Mutsuz saatlerimde suratımı asmaktan vazgeçmiyor,
Sesimi duyurmak için sadece susuyor,
Konuşmak yerine yazmayı tercih ediyorum.
Geriye şöyle bi bakıyorum da o kadar çok kelime feda etmişim ki
Sonunda bana fedakarlığın bile faydası olmadığını görüyorum.
Susmaktan da vazgeçiyorum...
Geriye sadece satırlarım kalıyor.
*** Ebru SALTIK ***



LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı
