ANKARAM
Çıkarım her sabah Bağlum’dan
Dikilitaş’ı geçtim mi
Ankara ayaklarımın altında.
Keçiören’e süzülürüm önce kuşlar gibi
Hani bir zamanlar
Bağlık bademlik olan yerlere.
Hep anlatırdı babaannem,
Dedem bekçimiymiş neymiş
Aktepe’de bahçelerde.
Sonra ver elini Ulus
Daha yeni açılmıştır
Çarşılar, mağazalar.
Heykelin orada ,
Güvercinlere yem veririm bir zaman.
Anafartalar,100. yıl Alsancak;
Hareketlenmeye başladı mı ağırdan
Bende vururum kendimi
Çıkrıkçılar yokuşuna
Geçerim esbap kokuları arasından
Samanpazarı ‘na doğru.
Kaleye tırmanmak zor gelse de;
Bakırcıların çekiç sesleri çağırır beni.
Geçer giderim bir tarihin içinden,
Seyrederim bir müddet koca şehri
Ta en tepeden.
Azıcık soluklandım mı
Bir türkü tuttururum içimden;
“Ankara’nın taşına bak,
Gözlerimin yaşına bak…”
………………
Ağır ağır inerim artık Sıhhıye’ye
Saatçileri gezer,
Kitapçılara takılırım.
Selam verir, selam alırım.
Hal hatır sorarım tanıdığıma tanımadığıma…
(Gerçi burada herkes beni bilir.)
Hafiften bir yağmur çiseler ince ince,
Islanırım bilerek;
Saçlarım alnıma gelir.
Sakarya caddesine girerim
Turşucu Hüsmen Ağa ,
Yeni açmıştır dükkanını.
Bugün balıklar biraz bayat mı ne?
Amaaaan boşver…
Canım sıcak simit çekti,
Sabah sabah balıktan bana ne.
Zoraki çıkarım Cinnah’ı.
Bir mahzun geçerim Gençlik caddesinden.
Tandoğan’da trafiğe yakalanmakta var.
Allah vere de otobüs,
Kazımkarabekir gelse.
Kalaba’ya geldim mi
Yol bitmiş sayılır
Ufuktepe’de pazara uğrasam mı ne?
Ya da boşver
Zaten çok yoruldum.
Yarın daha gezecek çok yerim var.
Bekle beni
Doğup büyüdüğüm
Havasını soluduğum
Nazlı yar
Bozkırın yemyeşil orman
Gökyüzün masmavi denizdir bana.
Ayrı düşünce ağladığım,
Güzel şehir,canım Ankara…
İsa Afşin
08.10.08



LinkBack URL
About LinkBacks




Alıntı